Kuşadası dağların denize dik indiği çam ağaçları ile kaplı tepelere, dantel kıyılara, antik kentlere ve kültür zenginliğine sahiptir. Kuşadası şehir merkezi betona yenik düşüp pes etse de, yanıbaşında billur gibi berrak deniziyle, çeşit zenginliği yaşanan bitki örtüsüyle, Dilek Yarımadası Milli Parkı'yla alternatif gezi turlarına olanak veriyor. Ayrıca Selçuk, Efes ve Meryemana'ya deniz ulaşımının ana noktası burasıdır. Dilek Yarımadası Milli Park'ı ve Pamucak sahilleri görülmeye değer; çok sayıda kuş olduğu için bu isimle anılan Güvercin adası ise uğrak noktalarının başında yer alıyor. Milli Park'ın Akdeniz'e bakan yüzündeki Karine Sahili eşsiz güzelliktedir. Sahilleri yağmalanıp denizi taş doldurulan Kuşadası'nda, yine de yöreye özgü mimari özelliklere sahip eski Kuşadası evlerine rastlanıyor. Kuşadası alışveriş çarşısı, Kadınlar plajı mevki, marina çevresindeki barlar, Öküz paşa Kervansaray'ı ve restoranları ile geceleri canlı, hareketli bir atmosfere sahip.
Akdeniz et yemeklerinin vazgeçilmez baharatı nasıl kekik ise Ege'de de hakimiyet kimyonda. Ama çöp kebabında lezzet farkı yaratan sadece baharat değil... Sazlardan yapılan çubuklara dizili küçücük şiş etler biraz kuyruk yağı ile yağlanmış ızgarada pişerken, sazların sıcakta çıkardığı kokunun ete transferiyle lezzetleniyor. İzmir'in Bardacık dediği yöre incirleri de oldukça meşhurdur.
Dört tarafı kara ile çevrili tek ada sloganıyla 2002 yılında açılan su oyunları cenneti "Adaland", yerli ve yabancı turistlerin tüm günü çeşitli aktivitelere katılarak geçirdikleri bir eğlence merkezidir;